Yazı Detayı
19 Ekim 2020 - Pazartesi 05:54
 
GENCE SALDIRISI’NA SESSİZ KALMAK
Ramazan Seydaoğlu
 
 

Son Alanya ile yola çıkarken yazdığım bir cümle vardı. Demiştim ki: “Kültür, sanat, spor,dünya siyaseti ve belki de iştigalim olan turizm ve turizm dallarıyla ilgili yazılarımla sizlerle olacağım.” Demiştim ancak daha kültür, sanat ve turizme fırsat bulamadık. Zira dünya üzerinde gerek pandemi ve gerekse gelişen olaylar yüreğimizi incitmekte ve kültür, sanat, turizm ve belki de spor konularına girmemize engel oluyor.

 

Muhakkak ki, tek başına pandemik olaylar kültür, sanat, turizm ve spor alanlarında soluk almamızı ve candan şeyler yazmamızı engellemeye yetiyor. Ancak bundan daha da önemlisi, ülkemiz ve İslam ülkeleri etrafında ve özelde kardeş ülke Azerbaycan’da cereyan eden hadiseler, otuz yıldır işgal ettiği toprakları daha da geliştirmek isteyen Ermenistan’ın terörist saldırıları da bu konularda yazmamıza engel oluyor.

 

Ermenistan’ın işgal ettiği toprakları elinde rahat tutmasını sağlayan ağababası olan devletlerin kışkırtmasıyla yeniden saldırılara kalkışması büyük bir direniş ve karşı atak ile karşılaştı. Bu onlar için beklenmedik bir şeydi. Ve büyük kayıplar verdiler.

 

Rusya’dan, Fransa’dan, ABD ve İran’dan edindikleri zırhlı araçların büyük bir kısmını kaybeden Ermenistan zora düşünce dünya devletlerinin ve ağa babalarının kapısına sığınmaya başladılar. Gereken ilgiyi görmeyince de bu sefer provokatif saldırılarla cepheyi daha da genişletmek ve belki de ağababalarının kendisinden yapmalarını istedikleri; Türkiye’yi de ateşin içine çekmeye çalışırcasına Gence’ye ve de garantörü olduğumuz Nahçivan’a saldırdılar. Bu oyunlara gelmeyecek kadar basiretli bir duruş sergileyen ülkemiz, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’ne stratejik taktikler ve silahlarla destek vererek bu oyunu bozacaktır. Bundan şüphemiz yok. Ancak burada sivil ve masum insanlara terörist saldırılar yapan Ermenistan’a karşı sessiz kalmak gerçekten tirajik bir şey.

 

Gence saldırısı tamamen tirajik bir hâdise…

 

Tirajik olan yalnızca; çoluk-çoluk, kadın, genç-yaşlı demeden sivillerin katledilmesi ve şehirlerin darmadağın edilmesi değil, insanlığın ve insan hakları savunucularının bu manzaraya sessiz kalmala-rıdır. Bir balina için seferber olan sözde insanlar; beşikteki ve oyun çağındaki çocukların katledilmesine sessiz kalıyorlar.

 

Din ve ırk ayırımcılığı yapmak istemiyorum ama maalesef akan kan Müslüman kanı olunca, Hristiyan Batılıların susmalarını bir dereceye kadar kabullenebiliyorum. Çünkü Baba Bush I. Körfez çıkarması sırasında kameralara baka baka: “Bu bir haçlı-hilal savaşıdır.”demiş ve Irak’ı işgal ile bir milyonu geçkin Müslüman kanı akıtmışlardı.Halen de o çıkarmanın sancılarını çekiyor Orta Doğu. Orta Doğu ile sınırlı kalmayıp son olaylar gösteriyor ki bu savaşı Asya’ya da yaymak istiyorlar.

 

ABD öncülüğünde başlatılan ve Kanada’sı, Avustralya’sı, Avrupa’sı başta olmak üzere tüm Yahudi ve Hristiyan ülkelerin fiilen ya da olup bitenlere sesiz kalarak destek verdikleri ama ne acıdır ki biz ‘Müslüman Ülke’lerin bir türlü uyanıp da kabul etmedikleri; hatta bizden de bazı satılmış kuklaların bilinçli-bilinçsizce destek verdikleri “haçlı-hilal savaşı” devam etmektedir.

 

Yahudi ve Hristiyanları anlamak kolay da birer kukla olan sözde Müslüman liderlerin de bütün bu olup bitenlere sessiz kalmaları içimizi acıtıyor.

 

Gence’de vurulup yıkılan evler, evlerde can veren bebeler, kadın-erkek yaşlı ve sivil halk içimizi acıtıyor.

 

İçimiz acırken gündemimizi başka yönlere kaydırmadan dosdoğru yaramıza merhem olacak tesbitler ve atışlar yapmamız lazım.

 

Gence saldırısına tepki göstermeyen malum çevreleri, bu katliama ortak oldukları için lanetlemek lazım.

 

Bugün Gence, yarın başka şehirler kan kaybedecek…

 

Ama hergün kan kaybedecek olan insanlıktır.

 

İnsanlık vicdanıdır.

 

İnsanlığınız, olmayan vicdanınız kurusun!

 
Etiketler: GENCE, SALDIRISI’NA, SESSİZ, KALMAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı