Yazı Detayı
28 Ekim 2020 - Çarşamba 13:26
 
SANAT VE SPOR EĞİTİMİNDE GEÇ Mİ KALDIK?
Ramazan Seydaoğlu
 
 

Milletlerin geleceği kültürel değerlerin yükselmesi ile daha güçlü olur. Bunun her dönemde göz önünde bulundurulması gerekir. Spor ve sanat da kültürün bir parçası olduğuna göre bu alana da ilgimiz artmalı. Ülkemizde son dönemlerde artan insanî değerlerle ilgili farkındalıklarda öncelik eğitime, spora ve sanata verilmelidir.

 

Günümüzde gençleri kötü alışkanlıklardan korunmak için başvurulan bir alandır sanat ve spor. Sanat ve spor uğraşı sadece gençler için iyi bir istasyon olmaktan çıkıp artık ticari bir meta haline de gelmiş bulunmakta. Zira, sanatsal olaylarda kazanılan paralarla birlikte sportif faaliyetler de epey ticari bir argüman haline geldi. Spor Turizmi bunların başında gelir ki dünyada, özellikle kitleleri arkasında sürükleyen bir iştigal olan futbol, voleybol, basketbol gibi sportif dallarla uğraşan kulüplerin antrenman dönemlerinde turizm devreye girip büyük pastalar elde edilmektedir.


Spor ve Sanat Eğitimi İlkokuldan Başlatılmalı

 

İlkokul yıllarından beri bize öğretilen "Ağaç Yaş İken Eğilir." atasözünün ne denli önemli olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Öğretmenlerimiz bize bu sözle ilgili bol bol kompozisyonlar yazdırıp durdular. Şimdi ben de bir kompozisyon yazmayacağım ancak bu sözün bize verdiği mesaj ile özellikle ihmal ettiğimiz bir yanımızla ilgili bir hasbihal yapacağım.

 


Milli eğitim politikalarına dair otuziki yıllık bir öğretmenlik hayatımda her zaman dile getirdiğim ama muhatap bulamadığımız için öğretmenler odasından ileri gitmeyen serzenişlerimizin büyük bir kısmına halen de çözüm bulunmuş değil. Bunların bir bazılarına zaman zaman kısmî olarak dokunulsa da asıl mesele hala sahipsiz.

 

Otuz iki yıl boyunca sayısını bilemediğim kadar bakan değiştiren bir eğitim kurumuna adam akıllı bir sistem getirilmedi. Her bakan kendi ideolojisine göre bir model geliştirmeye çalışınca ortaya kargaşa içinde bir sistem çıkmış oldu. Keşmekeş yapının bir an önce bitirilerek, gelecek nesillerin kurtarılması için standardite etmemiz lazım. TSE kriterlerigibi eğitim kurumumuzun da standart bir şekil alması lazım.Otuz iki yıl boyunca bu sistemi/müfredatı parçalayarak bir şeyler vermeye çalıştıysam da sürekli eğitim yöneticilerimizle veya klasik sisteme alışan velilerle sorun yaşadım.

 

İlkokuldan İtibaren Branş Gerekir

 

Bir öğretmen eline verilen bir çocuğu üç yılsonunda tam olarak olmasa da büyük ölçüde istidat ve kabiliyetini anlar. Bu öğretmenin çocuk için veli, rehber öğretmenle birlikte sanat, spor ve akademik bir eğitim programı hazırlaması ve bu çocuğun alanlara yönlendirilmesi ve dördüncü yıldan sonra öğrencinin eğitimlerinin bu alanlarda olması gerekir.

 

Bir ilkokul öğretmeninin hem sporda, hem müzikte, hem resimde, hem de teorik derslerde başarılı olması beklenemez. İstidat ve kabiliyeti belli olan bir çocuğun uzman bir eğitimcinin eline verilmesi gerekir. İlkokul öğrencisine bir öğretmen Türkçe, Matematik ve diğer ilmi dersleri verirken sanatsal ve sportif başarısını da göz önüne bulundurulmalı ve çocuğun o alanda da yetişmesi sağlanmalıdır. Bunların hepsini bir öğretmenin eline bırakmam insafsızlık olur. Müzik yeteneği olmayan bir öğretmenden çocuğa enstrüman eğitimi vermeyi beklemek yanlış olur. Bu diğer dersler ve branşlar için de gereklidir.

 

Bugün için çok geç kaldık belki ama yarınlar bizi bekliyor.. O halde bir an önce “sistem” dediğimiz yapımızı evirmek ve eğitime, öğretmene, çocuğa, geleceğe yatırım yapmak lazım..

 

Ülkemizi tanıtmak, ülkemizin değerlerini marka yapmak ve yükselen dünya trendinde‘Biz de varız!’ demek için milletçe bir atılımın içine girmeliyiz. Devlet eliyle spora ve sanata küçüklükten itibaren önem vermeliyiz. Çocuğumuzu o alanlarda yetiştirmeliyiz. Böylece hem gençlerimize, dolayısıyla geleceğimize sahip çıkmış olacağız hem de bacasız fabrika olarak görülen turizmimize katkıda bulunmuş olacağız.

 

Böylelikle spor ve sanatta adımızı her zaman önde tutmuş ve bayrağımızı dalgalandırmış olacağız…

 

Bunları yapmadan geç kalırsak; sonra ‘iş işten geçince’ de ‘dizimizi dövmenin’ gereği yoktur.

 

 
Etiketler: SANAT, VE, SPOR, EĞİTİMİNDE, GEÇ, Mİ, KALDIK?,
Yorumlar
Haber Yazılımı