Ramazan Seydaoğlu
Köşe Yazarı
Ramazan Seydaoğlu
 

SEN BANA YAN MI BAKTIN?!

Son zamanlarda Türkiye’nin neredeyse her köşesinden benzer haberler geliyor: Otobüste tartışma, trafikte yol verme meselesi, sokakta “bana yan baktın” iddiası… Sonu ise çoğu zaman bıçak, kan ve bir gencin daha toprağa düşmesi. Geçtiğimiz hafta pırıl pırıl bir genç, hiçbir mantıklı gerekçesi olmayan bir öfkenin kurbanı oldu. Henüz hayatının baharında, hayalleriyle birlikte bir mezar sessizliğine gömüldü. Bu, ne ilk ne de maalesef son örnek. Peki ne oluyor bize? Toplumsal Bir Cinnet Hâli Ortada bireysel vakalarla açıklanamayacak kadar yaygın bir öfke patolojisi var. Gençler, en küçük bir sözde, en sıradan bir bakışta, anında şiddete başvurabiliyor. Bu durum; aile yapısındaki çözülme, değerler eğitiminin zayıflaması, dijital kültürün saldırganlığı normalleştirmesi, ekonomik sıkışmışlık ve gelecek kaygısı gibi pek çok sebebin üst üste binmesiyle ortaya çıkıyor. Ancak tüm bu gerekçeler, bir cana kıymanın mazereti olamaz. Cezasızlık Algısı ve Caydırıcılık Sorunu Toplumda yaygın bir kanaat var: “Nasıl olsa birkaç yıl yatar çıkarım.” İşte asıl tehlike burada başlıyor. Kadına, çocuğa ve masum insanlara yönelen şiddette verilen cezaların kamu vicdanında karşılık bulmaması, suçu adeta sıradanlaştırıyor. Hukuk, sadece suçtan sonra değil; suçtan önce de caydırıcı olmak zorundadır. Aksi hâlde adalet, fail için bir risk hesabına dönüşür. İslam Hukuku ve “Kısas” Meselesi Bu noktada sıkça dile getirilen bir husus var:İslam Şeriatı’ndaki kısasa kısas ilkesi. Kısas, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı gibi “intikam” değildir. Tam tersine, hayatı korumaya yönelik en sert uyarıdır. Kur’an’da bu ilke açıkça ifade edilir: “Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.” Yani mesaj nettir: Bir cana kıymayı düşünen, kendi hayatını da riske attığını bilsin diye. Bu anlayışta cezanın sertliği değil, adaletin kesinliği ön plandadır. Suç işleyen bilir ki karşılığı nettir, pazarlığa açık değildir ve toplumun vicdanında tartışma yaratmaz. Bugün Ne Yapmalıyız? Elbette mesele sadece ceza artırmakla çözülemez ama ceza caydırıcı değilse, eğitim de tek başına yeterli olmaz. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey: adaletin gecikmeden tecelli etmesi, cezaların toplum vicdanını rahatlatması, değer temelli bir ahlak eğitiminin yeniden inşa edilmesi, şiddeti meşrulaştıran dilin her alanda terk edilmesi.
Ekleme Tarihi: 20 Ocak 2026 -Salı

SEN BANA YAN MI BAKTIN?!

Son zamanlarda Türkiye’nin neredeyse her köşesinden benzer haberler geliyor:

Otobüste tartışma, trafikte yol verme meselesi, sokakta “bana yan baktın” iddiası…

Sonu ise çoğu zaman bıçak, kan ve bir gencin daha toprağa düşmesi.

Geçtiğimiz hafta pırıl pırıl bir genç, hiçbir mantıklı gerekçesi olmayan bir öfkenin kurbanı oldu. Henüz hayatının baharında, hayalleriyle birlikte bir mezar sessizliğine gömüldü. Bu, ne ilk ne de maalesef son örnek.

Peki ne oluyor bize?

Toplumsal Bir Cinnet Hâli

Ortada bireysel vakalarla açıklanamayacak kadar yaygın bir öfke patolojisi var.

Gençler, en küçük bir sözde, en sıradan bir bakışta, anında şiddete başvurabiliyor. Bu durum; aile yapısındaki çözülme, değerler eğitiminin zayıflaması, dijital kültürün saldırganlığı normalleştirmesi, ekonomik sıkışmışlık ve gelecek kaygısı gibi pek çok sebebin üst üste binmesiyle ortaya çıkıyor.

Ancak tüm bu gerekçeler, bir cana kıymanın mazereti olamaz.

Cezasızlık Algısı ve Caydırıcılık Sorunu

Toplumda yaygın bir kanaat var: “Nasıl olsa birkaç yıl yatar çıkarım.”

İşte asıl tehlike burada başlıyor.

Kadına, çocuğa ve masum insanlara yönelen şiddette verilen cezaların kamu vicdanında karşılık bulmaması, suçu adeta sıradanlaştırıyor. Hukuk, sadece suçtan sonra değil; suçtan önce de caydırıcı olmak zorundadır. Aksi hâlde adalet, fail için bir risk hesabına dönüşür.

İslam Hukuku ve “Kısas” Meselesi

Bu noktada sıkça dile getirilen bir husus var:İslam Şeriatı’ndaki kısasa kısas ilkesi.

Kısas, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı gibi “intikam” değildir. Tam tersine, hayatı korumaya yönelik en sert uyarıdır. Kur’an’da bu ilke açıkça ifade edilir:

“Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.”

Yani mesaj nettir: Bir cana kıymayı düşünen, kendi hayatını da riske attığını bilsin diye.

Bu anlayışta cezanın sertliği değil, adaletin kesinliği ön plandadır. Suç işleyen bilir ki karşılığı nettir, pazarlığa açık değildir ve toplumun vicdanında tartışma yaratmaz.

Bugün Ne Yapmalıyız?

Elbette mesele sadece ceza artırmakla çözülemez ama ceza caydırıcı değilse, eğitim de tek başına yeterli olmaz.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey: adaletin gecikmeden tecelli etmesi, cezaların toplum vicdanını rahatlatması, değer temelli bir ahlak eğitiminin yeniden inşa edilmesi, şiddeti meşrulaştıran dilin her alanda terk edilmesi.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (11)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Evindar Sayılgan
(20.01.2026 12:04 - #351)
Kaleminize sağlık hocam ne yazık ki cana kıymak öldürmek çok kolay olmuş çok üzücü bir durum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Buket....
(20.01.2026 12:21 - #352)
Kaleminize sağlık hocam, ne kadar doğru bir konuyu kaleme almışsınız, günümüzdeki en büyük sorun ve korkumuz bu....
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Bigam
(20.01.2026 12:29 - #353)
“Ne yazık ki çok doğru tespit… Bir bakış yüzünden kaybedilen canlar, yarım kalan hayatlar. Allah akıl ve sabır versin.” “Hocam yüreğinize sağlık. Toplumun kanayan yarasını net ve cesurca anlatmışsınız.” “Okurken içim sızladı. Bir anlık öfkenin bedeli bir ömür… Çok doğru ve çok acı bir yazı.” “Keşke herkes bu yazıyı okuyup biraz durup düşünse. Çok yerinde bir kalem.” “Maalesef gerçekler bunlar… Söylenecek söz kalmadı. Çok doğru yazılmış.”
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Hypatia
(20.01.2026 12:35 - #354)
“Cezalar caydırıcı değil, kanunlar yetersiz” denildiğinde içim bir parça kopuyor. Oysa araştırmalar gösteriyor ki ceza artışı tek başına suçu önlemiyor.yasaklar çoğu zaman insanı daha çok cezbeder.bu işin çözümü ne ceza artışında ne de kısasta. Çözüm çocuğu iyi yetiştiren ailede, şiddeti normalleştirmeyen steril çevrede ve halkını gerçekten düşünen yöneticilerde Mesele cezanın azlığı değil vicdanın eksikliğidir.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mikail Adıgüzel
(20.01.2026 13:56 - #355)
Yazınız çok kıymetli. Bu gidiş nereye demekten kendimi alıkoyamıyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
BİGAM
(20.01.2026 14:24 - #356)
“Ne yazık ki çok doğru tespit… Bir bakış yüzünden kaybedilen canlar, yarım kalan hayatlar. Allah akıl ve sabır versin.” “Hocam yüreğinize sağlık. Toplumun kanayan yarasını net ve cesurca anlatmışsınız.” “Okurken içim sızladı. Bir anlık öfkenin bedeli bir ömür… Çok doğru ve çok acı bir yazı.” “Keşke herkes bu yazıyı okuyup biraz durup düşünse. Çok yerinde bir kalem.” “Maalesef gerçekler bunlar… Söylenecek söz kalmadı. Çok doğru yazılmış.”
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Cihan Sarıkaya
(20.01.2026 16:32 - #357)
Yaşasın şeriat ;)
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
naz çagla
(20.01.2026 18:32 - #358)
Seni çok seviyorum canım öğretmenim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Cihangir Boz
(22.01.2026 20:03 - #359)
Katılmamak mümkün değil
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Güler Dmrhn
(23.01.2026 15:36 - #360)
Kaleminize sağlık hocam, dile getirilmesi, düşünülmesi ve nihayetinde dinamik yasaların hayata geçirilmesini yürekten diliyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sıddık
(24.01.2026 10:09 - #361)
Daha önceki yazılanların tekrarı olacak ancak "Et tekraru Ahsen velev kane yüz seksen" mukabilinden, kanayan yaramıza parmak basmış Ramazan hocam. Niyet hayr akibet hayr ola...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.