İnsan doğası gereği unutmaya meyilli bir yapıdadır. Ne kadar zeki ya da dikkatli olursa olsun; öğrendiklerini, yaşadığı acıları, mutlulukları ve hatta tarihten alması gereken dersleri zamanla unutabilir. Her ne kadar yadsınacak bir şeyse de; insanın yaşadığı büyük acılara, yaslara ve travmalara rağmen hayata devam edebilmesini sağlayan şey, yine bu "unutma" yeteneğidir. Eğer hafıza her şeyi ilk anki tazeliğiyle saklasaydı, insan ağır kederlerin yükü altında ezilebilirdi.
Son üç yıldır, coğrafyamızda yaşanan bir soykırımla Gazze’de onbinlerce sivil masum insan katledilmiş ve onbinlercesi yaralanmış ve sakat bırakılmış, iki milyonu geçkin insan yerinden ve yurdundan edilmişti. İnsanlığın, tüm dünyanın gözü önünde, canlı yayınlarla izlenen bu soykırım olayının arkasındaki Siyonist İsrail ve pedofili ABD yöneticileri, sözde bir ateşkes ilan ederek dikkatlerin bir an dağılmasını sağladılar.
Pedofili Epstein koalisyonu dünyanın dikkatlerini başka yere çekerek, yıllardır çeşitli bahanelerle maddi kıskaca aldıkları İran’a saldırdılar. Dünya kamuoyu, önce İran’a ve İran’ın karşı ataklarına ve ardından Hürmüz Boğazı’na kilitlenmişken, katliamcı, terör topluluğu olan İsrail, yine binlerce masum sivil insan katletmek için Lübnan’a saldırdığı gibi, ateşkese rağmen Gazze’de, videolar çekip güle eğlene evler yıkmaya ve katliamlarına devam ettiler.
Dünyalıların bu dağınık dikkatlerini tekrar buraya çekmek için İspanya’dan yola çıkan 39 ülkeden 345 gönüllü aktivist, İsrail’e bin kilometreden fazla bir uzaklıkta, Girit adası yakınlarında, uluslararası sularda, savaş gemileri ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenleyen İsrail, bu gemilere hukuksuzca el koydu.
22 gemiyi ve içindeki yaklaşık 175 gönüllüyü de yasa dışı şekilde alıkoyarak Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkardı. İsrail ordusu, Yunan kara sularına dönen bir grup tekne dışında, diğer teknelere de zarar verip yolculuk edilemeyecek hale getirdi.
Alıkonulanlar arasında yer alan 20 Türk aktivist ise Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın girişimleriyle ülkemize gönderildiyse de Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç mil açıkta düzenlenen saldırıda, İsrail bu hakkı kendine nasıl reva gördüğü sorusu yine karşılıksız kaldı.
Avrupa Birliği’ne mensup bir ülkenin yakınlarında, katliamcı İsrail’in bu pervasızlığı sanki bir Bizans parmağı varmış gibi geldi. Yoksa bu ölü sessizliği niyedir?
31 aktivisti yaralayan İsrail ordusu, filo yöneticisi 2 aktivist dışında grubu, 1 Mayıs'ta Yunanistan'ın Girit Adası'na bıraktı.
Serbest kalan aktivistlerin bir kısmı Yunanistan'dan ayrılmaya başlarken, Yunan kara sularında halen onlarca Küresel Sumud Filosu teknesi misyonun devamı için bekliyor.
Yeryüzüne saldığı fitneler yüzünden tarihten ve haritalardan silinen onca güçlü zalim kral ve tesis ettikleri medeniyetlerin akıbetleri bu koalisyonu da er-geç bulacağına inancım tamdır.
Bütün bu olup bitenlerden Müslüman ülke yöneticilerinin dersler çıkarıp ekonomik iş birliği ve askeri güçle takviye edilmiş bir İslam Birliği kurmaları gerekir.
Coğrafyamızda ve yer yüzünde yaşanan onca zulümlere dur diyebilmek ancak Allah korkusu olan, hak-hukuk ve adalete riayet edecek bir güçle mümkün olacaktır.
O güce tez zamanda kavuşmak dileğiyle..
