Bayram, yalnızca takvimlerde işaretlenmiş özel bir gün değildir; insanın iç dünyasında yeniden filizlenen umut, merhamet ve birlik duygusunun adıdır.
Kelime olarak sevinç, neşe ve kutlama anlamlarını taşısa da, kültürümüzde çok daha derin bir karşılığı vardır. Bayram; kırgınlıkların onarıldığı, kapıların ve gönüllerin açıldığı, insanın kendisini hem topluma hem de Yaradan’a daha yakın hissettiği manevi bir eştir.
Toplumsal yönüyle bayram, paylaşmanın en zarif biçimidir. Sofralar büyür, yalnızlar hatırlanır, çocukların sevinci mahallelere yayılır. Bir ziyaret, bir el öpme, bir tebessüm bile bayramın ruhunu yaşatmaya yeter. Çünkü bayram, insanın insana yeniden “biz” olmayı hatırlattığı zamandır.
Manevi anlamda ise bayram, sabrın ve emeğin ardından gelen iç huzurdur. Özellikle dini bayramlar; ibadet, arınma ve şükür duygusunun toplumsal sevince dönüşmüş hâlidir. Bu yüzden bayram sadece dışarıdaki şenlik değil, insanın kendi içinde kurduğu bir barıştır.
Herkesin bir bayram beklentisi vardır. Herkesin kalbinde farklı yansımalar yapıyor. Çocuk için şeker, yaşlı için hatırlanmak, gurbetçi için memleket kokusu, aşık için kavuşmak, şair için hüzün yoksul için paylaşılmış bir lokma olan bayram... Fakat bütün anlamların birleştiği yerde aynı hakikat vardır: Bayram, insan kalbinin iyiliğe açıldığı en güzel zamanlardan biridir.
Geçen Ramazan Bayramı’na ABD Deccalı ve Sanço Pançosu (Süfyanı) olan İtrail teröristlerinin kardeş İran’a saldırıları bize hüzünlü bir bayram yaşatmıştı. Şükürler olsun ki, şimdilik bir sukünet hakim. İnşallah yakında zoraki de olsa bir barış olursa daha anlamlı olacak bu bayram.
İnsanların ve insanlığın kurban edilmediği, dünyanın huzur bulacağı nice bayramlara kavuşmak ümidiyle deyip başlığımıza dönmek istiyorum. Halk arasında bir türkü olarak bilinen yazımızın başlığı aslında tasavvufi bir şiir.
Şairi, Erzurumlu mutasavvıf Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi’dir. Kendisi daha çok 'Alvarlı Efe Hazretleri' olarak bilinir. Bahsi geçen şiirin tam metni ile size ve sevdiklerinize nice sağlık ve afiyet dolu bayramlar dilerim.
Cân bula cânânını
Bayrâm o bayrâm ola
Kul bula sultânını
Bayrâm o bayrâm ola
Hüzn ü keder def' ola
Dilde hicâb ref' ola
Cümle günâh af ola
Bayrâm o bayrâm ola
Mevlâ bizi afv ede
Gör ne güzel ‘ıyd ola
Cürm ü hatâlar gide
Bayrâm o bayrâm ola
Feyz-i mehabbet-i Hakk
Nûr-i hidâyet siyâk
Cennet-i a‘lâ durak
Bayrâm o bayrâm ola
Hakk’ı seven merd-i şîr
Kalbi olur müstenîr
Allah ola destigîr
Bayrâm o bayrâm ola
El tuta kitâbını
Dil tuta hitâbını
Cân tuta şitâbını
Bayrâm o bayrâm ola
Mevlâ’yı cândan seven
Rızâ-yı Hakk’a eren
Lutf-i Hudâ’ya güven
Bayrâm o bayrâm ola
Hakk’ı seven dil ü cân
Aşkı eden heyecân
Feth ola bâb-ı cinân
Bayrâm o bayrâm ola
Ganîler ede kerem
Ref’ ola derd-i verem
Sahî ola muhterem
Bayrâm o bayrâm ola
Nûr-i hidâyet dola
Dilde hidâyet bula
Nâsırın Allah ola
Bayrâm o bayrâm ola
Tevhîd ede zevk ile
Hakk’ı seve şevk ile
Tasdîk inerse dile
Bayrâm o bayrâm ola
Dildeki Rahmân ola
Derdlere dermân ola
Âzâde fermân ola
Bayrâm o bayrâm ola
Lutfî’ye lutf u kerem
Dâhil-i bâb-ı harem
Dâimâ Allah direm
Bayrâm o bayrâm ola
