Hamdi Acet
Köşe Yazarı
Hamdi Acet
 

Gazetecilik yarışmalarında jüri de tartışılmalı!

Gazetecilik yarışmaları, yalnızca ödül dağıtmak için değil, mesleğin niteliğini yükseltmek, emeği görünür kılmak ve başarılı çalışmaları teşvik etmek için düzenlenir. Ancak bu yarışmalarda çoğu zaman gözden kaçan önemli bir konu var: Jüri üyelerinin uzmanlığı ve değerlendirme anlayışı. Gazetecilik yarışmaları, yalnızca ödül dağıtmak için değil, mesleğin niteliğini yükseltmek, emeği görünür kılmak ve başarılı çalışmaları teşvik etmek için düzenlenir. Ancak bu yarışmalarda çoğu zaman gözden kaçan önemli bir konu var: Jüri üyelerinin uzmanlığı ve değerlendirme anlayışı. Alanya'da her yıl düzenlenen gazetecilik yarışmalarında haber, röportaj, fotoğraf ve köşe yazısı gibi farklı kategorilerde eserler değerlendiriliyor. Peki, birbirinden farklı uzmanlık gerektiren bu eserlerin tamamını yalnızca gazetecilerden oluşan bir jüri değerlendirmeli mi? Bence bu soru üzerinde ciddi biçimde düşünülmeli. Elbette gazeteciler haberin değerini, kamu yararını, kaynak kullanımını, meslek etiğini ve habercilik tekniğini değerlendirebilecek en önemli isimlerdir. Ancak iş köşe yazısına, denemeye ve edebî anlatıma geldiğinde farklı uzmanlıkların da devreye girmesi gerekir. Bir köşe yazısı yalnızca gazetecilik tekniğinden ibaret değildir. İçinde düşünce vardır, edebiyat vardır, dil vardır, üslup vardır. Bazen bir toplumsal eleştiri, bazen bir hayat hikâyesi, bazen de okuyucunun zihninde uzun süre iz bırakacak bir fikir vardır. Peki, bunları değerlendirmek için edebiyatçıların, yazarların ve Türk dili uzmanlarının görüşlerine neden başvurulmasın? JÜRİ ÇEŞİTLİLİĞİ KALİTEYİ ARTIRIR Bana göre gazetecilik yarışmalarında her kategoriye uygun bir jüri oluşturulmalıdır. Haber kategorisinde deneyimli gazeteciler, fotoğraf kategorisinde fotoğraf sanatçıları, röportaj kategorisinde gazeteciler ve iletişim akademisyenleri, köşe yazısı kategorisinde ise gazetecilerin yanı sıra edebiyatçılar, yazarlar ve Türk dili uzmanları da jüriye dahil edilmelidir. Böyle bir yaklaşım hem değerlendirmelerin niteliğini artırır hem de yarışmaya katılan gazetecilere daha adil ve çok yönlü bir değerlendirme imkânı sunar. ELEŞTİRİ DE MESLEĞİN BİR PARÇASIDIR Bir yarışmaya katılan herkes dereceye girmek zorunda değildir. Jürinin takdirine saygı duymak gerekir. Ancak yarışmaya katılan bir gazetecinin, eserinin hangi ölçütlere göre değerlendirildiğini bilmesi de önemlidir. Bir yazı neden dereceye girememiştir? Anlatımı mı zayıftır, konusu mu yeterince özgün değildir, yoksa düşünsel derinliği mi yetersiz bulunmuştur? Bu soruların cevabı, yarışmacı açısından da mesleğin gelişimi açısından da değerlidir. Üstelik değerlendirme kriterlerinin önceden açıklanması ve mümkün olduğunda eser sahiplerine kısa geri bildirim verilmesi, yarışmalara duyulan güveni artıracaktır. MESELE ÖDÜL DEĞİL, DEĞERLENDİRME ANLAYIŞIDIR Ben de bu yarışmalara katılan, kalemini ve düşüncelerini okuyucularıyla paylaşan bir gazeteci olarak bu konuyu gündeme getirmek istiyorum. Bir yazımın dereceye girmemesi elbette dünyanın sonu değil. Her jüri her eseri aynı gözle değerlendirmeyebilir. Farklı görüşler ve farklı beğeniler her zaman olacaktır. Ancak asıl mesele, gazetecilik yarışmalarının daha kapsayıcı, daha şeffaf ve daha güçlü bir değerlendirme sistemine kavuşmasıdır. Unutmayalım ki gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir. Bazen bir cümle, bazen bir eleştiri, bazen de bir köşe yazısı toplumda önemli bir tartışmanın kapısını aralayabilir. Kalemleri yarıştırırken yalnızca kalem tutanları değil, kalemin gücünü farklı yönleriyle anlayabilenleri de jüriye davet etmek gerekir. Çünkü iyi gazetecilik ödülle ölçülmez; ancak doğru değerlendirme kültürüyle gelişir.SON SÖZ BU KONuYu BENİM ANLATTIĞIMDA SİZLERİN ANLAMA KAPASİTESİ KADARDIR
Ekleme Tarihi: 01 Kasım 2026 -Pazar

Gazetecilik yarışmalarında jüri de tartışılmalı!

Gazetecilik yarışmaları, yalnızca ödül dağıtmak için değil, mesleğin niteliğini yükseltmek, emeği görünür kılmak ve başarılı çalışmaları teşvik etmek için düzenlenir. Ancak bu yarışmalarda çoğu zaman gözden kaçan önemli bir konu var: Jüri üyelerinin uzmanlığı ve değerlendirme anlayışı.

Gazetecilik yarışmaları, yalnızca ödül dağıtmak için değil, mesleğin niteliğini yükseltmek, emeği görünür kılmak ve başarılı çalışmaları teşvik etmek için düzenlenir. Ancak bu yarışmalarda çoğu zaman gözden kaçan önemli bir konu var: Jüri üyelerinin uzmanlığı ve değerlendirme anlayışı.

Alanya'da her yıl düzenlenen gazetecilik yarışmalarında haber, röportaj, fotoğraf ve köşe yazısı gibi farklı kategorilerde eserler değerlendiriliyor. Peki, birbirinden farklı uzmanlık gerektiren bu eserlerin tamamını yalnızca gazetecilerden oluşan bir jüri değerlendirmeli mi?

Bence bu soru üzerinde ciddi biçimde düşünülmeli.

Elbette gazeteciler haberin değerini, kamu yararını, kaynak kullanımını, meslek etiğini ve habercilik tekniğini değerlendirebilecek en önemli isimlerdir. Ancak iş köşe yazısına, denemeye ve edebî anlatıma geldiğinde farklı uzmanlıkların da devreye girmesi gerekir.

Bir köşe yazısı yalnızca gazetecilik tekniğinden ibaret değildir. İçinde düşünce vardır, edebiyat vardır, dil vardır, üslup vardır. Bazen bir toplumsal eleştiri, bazen bir hayat hikâyesi, bazen de okuyucunun zihninde uzun süre iz bırakacak bir fikir vardır.

Peki, bunları değerlendirmek için edebiyatçıların, yazarların ve Türk dili uzmanlarının görüşlerine neden başvurulmasın?

JÜRİ ÇEŞİTLİLİĞİ KALİTEYİ ARTIRIR

Bana göre gazetecilik yarışmalarında her kategoriye uygun bir jüri oluşturulmalıdır.

Haber kategorisinde deneyimli gazeteciler, fotoğraf kategorisinde fotoğraf sanatçıları, röportaj kategorisinde gazeteciler ve iletişim akademisyenleri, köşe yazısı kategorisinde ise gazetecilerin yanı sıra edebiyatçılar, yazarlar ve Türk dili uzmanları da jüriye dahil edilmelidir.

Böyle bir yaklaşım hem değerlendirmelerin niteliğini artırır hem de yarışmaya katılan gazetecilere daha adil ve çok yönlü bir değerlendirme imkânı sunar.

ELEŞTİRİ DE MESLEĞİN BİR PARÇASIDIR

Bir yarışmaya katılan herkes dereceye girmek zorunda değildir. Jürinin takdirine saygı duymak gerekir. Ancak yarışmaya katılan bir gazetecinin, eserinin hangi ölçütlere göre değerlendirildiğini bilmesi de önemlidir.

Bir yazı neden dereceye girememiştir? Anlatımı mı zayıftır, konusu mu yeterince özgün değildir, yoksa düşünsel derinliği mi yetersiz bulunmuştur?

Bu soruların cevabı, yarışmacı açısından da mesleğin gelişimi açısından da değerlidir.

Üstelik değerlendirme kriterlerinin önceden açıklanması ve mümkün olduğunda eser sahiplerine kısa geri bildirim verilmesi, yarışmalara duyulan güveni artıracaktır.

MESELE ÖDÜL DEĞİL, DEĞERLENDİRME ANLAYIŞIDIR

Ben de bu yarışmalara katılan, kalemini ve düşüncelerini okuyucularıyla paylaşan bir gazeteci olarak bu konuyu gündeme getirmek istiyorum.

Bir yazımın dereceye girmemesi elbette dünyanın sonu değil. Her jüri her eseri aynı gözle değerlendirmeyebilir. Farklı görüşler ve farklı beğeniler her zaman olacaktır.

Ancak asıl mesele, gazetecilik yarışmalarının daha kapsayıcı, daha şeffaf ve daha güçlü bir değerlendirme sistemine kavuşmasıdır.

Unutmayalım ki gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir. Bazen bir cümle, bazen bir eleştiri, bazen de bir köşe yazısı toplumda önemli bir tartışmanın kapısını aralayabilir.

Kalemleri yarıştırırken yalnızca kalem tutanları değil, kalemin gücünü farklı yönleriyle anlayabilenleri de jüriye davet etmek gerekir.

Çünkü iyi gazetecilik ödülle ölçülmez; ancak doğru değerlendirme kültürüyle gelişir.SON SÖZ BU KONuYu BENİM ANLATTIĞIMDA

SİZLERİN ANLAMA KAPASİTESİ KADARDIR

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.