ALKÜ’lü Prof. Dr. Özpınar’dan Halk Sağlığı Haftası Mesajı

SAĞLIK 07.09.2026 - 20:01, Güncelleme: 07.09.2026 - 20:01
 

ALKÜ’lü Prof. Dr. Özpınar’dan Halk Sağlığı Haftası Mesajı

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Saliha Özpınar, 3–9 Eylül Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla önemli değerlendirmelerde bulundu. Özpınar, 2026 yılı Halk Sağlığı Haftası’nın “Her Gün Halk Sağlığı” temasıyla, sağlığın yalnızca hastalık ortaya çıktığında değil, yaşamın her alanında ve her gün korunması gerektiğine dikkat çekti.

Özpınar, halk sağlığının yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanan bir alan olmadığını belirterek, hastalıkların ortaya çıkmasını önlemenin ve erken tanının toplum sağlığının korunmasında büyük önem taşıdığını ifade etti. Aşılama, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, tütün ve bağımlılıklarla mücadele, kanser taramaları ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi gibi koruyucu sağlık uygulamalarının toplumun genel sağlık düzeyinin yükseltilmesinde önemli rol oynadığını vurguladı. “SAĞLIK, YALNIZCA HASTALIK OLMAMASI DEĞİLDİR” Prof. Dr. Saliha Özpınar, halk sağlığının insanların doğduğu, büyüdüğü, eğitim aldığı, çalıştığı, yaşadığı ve yaşlandığı koşullarla yakından ilişkili olduğunu belirterek, sağlık sorunlarının yalnızca biyolojik özellikler veya bireysel tercihler üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. Eğitim olanakları, gelir ve istihdam koşulları, barınma, beslenmeye erişim, çevresel şartlar, sosyal destek mekanizmaları ve sağlık hizmetlerine erişimin toplumların sağlık düzeyini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını ifade eden Özpınar, halk sağlığının bireylere yalnızca “daha sağlıklı yaşamasını” söyleyen bir yaklaşım olmadığını kaydetti. Özpınar, insanların sağlıklı seçimler yapabilmesini sağlayacak sosyal ve çevresel koşulların oluşturulmasının da halk sağlığının temel hedeflerinden biri olduğunu belirterek, sağlıkta hakkaniyet kavramının önemine dikkat çekti. “TOPLUM SAĞLIĞININ GÜÇLENDİRİLMESİ ÖNEMLİ” Modern sağlık sistemlerinin önemli bölümünün hastalık ortaya çıktıktan sonra tanı ve tedaviye odaklandığını belirten Prof. Dr. Özpınar, halk sağlığının ise hastalık ortaya çıkmadan önce yapılabilecekleri merkeze aldığını söyledi. Bağışıklama, anne ve çocuk sağlığının korunması, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, kronik hastalık risklerinin azaltılması, kanser taramaları, tütün ve bağımlılıklarla mücadele, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin desteklenmesinin koruyucu sağlık hizmetlerinin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Toplum sağlığının geliştirilmesi için güçlü sağlık hizmetlerinin gerekli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Özpınar, eğitim, sosyal hizmetler, yerel yönetimler, çevre, ulaşım, çalışma hayatı ve sağlık politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. “Sağlığın bütün politikalarda gözetilmesi” yaklaşımının da bu gereksinimden doğduğunu ifade eden Özpınar, sağlığın yalnızca sağlık kurumlarında üretilen bir sonuç olmadığını, toplumun bütün yaşam alanlarında şekillenen bir değer olduğunu dile getirdi. GELECEĞİN HALK SAĞLIĞI Üniversitelerin halk sağlığının bilimsel gelişiminde özel bir konuma sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Özpınar, üniversitelerin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı kalmadığını; toplumun sağlık sorunlarını bilimsel yöntemlerle incelemek, kanıt üretmek, geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirmek ve elde edilen bilgiyi toplumsal yarara dönüştürmek gibi önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi. Halk sağlığının gücünün, bireysel davranışları değiştirmeye çalışmanın ötesinde, sağlıklı olmayı kolaylaştıran toplumlar oluşturabilmesinden geçtiğini ifade eden Özpınar, Halk Sağlığı Haftası’nın yalnızca bir haftaya sığdırılamayacak kadar geniş bir sorumluluğu hatırlattığını belirtti. Sağlıklı toplumun; hastalıkların yalnızca tedavi edildiği değil, mümkün olduğunca önlendiği, sağlık hizmetlerine erişimin adil olduğu, çocukların sağlıklı büyüdüğü, kadınların, yaşlıların ve kırılgan grupların desteklendiği ve insanların sağlıklı seçimler yapabilecekleri koşullara sahip olduğu toplum olduğunu vurgulayan Özpınar, halk sağlığının yalnızca sağlık çalışanlarının değil, toplumun tamamının ortak meselesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Özpınar, 3–9 Eylül Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamasını “Sağlığın yaşamın her alanında ve her gün korunması gerektiğini yeniden hatırlamak dileğiyle… Her Gün Halk Sağlığı” mesajıyla tamamladı. Hamdi Acet SonAlanya
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Saliha Özpınar, 3–9 Eylül Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla önemli değerlendirmelerde bulundu. Özpınar, 2026 yılı Halk Sağlığı Haftası’nın “Her Gün Halk Sağlığı” temasıyla, sağlığın yalnızca hastalık ortaya çıktığında değil, yaşamın her alanında ve her gün korunması gerektiğine dikkat çekti.

Özpınar, halk sağlığının yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanan bir alan olmadığını belirterek, hastalıkların ortaya çıkmasını önlemenin ve erken tanının toplum sağlığının korunmasında büyük önem taşıdığını ifade etti. Aşılama, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, tütün ve bağımlılıklarla mücadele, kanser taramaları ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi gibi koruyucu sağlık uygulamalarının toplumun genel sağlık düzeyinin yükseltilmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.

“SAĞLIK, YALNIZCA HASTALIK OLMAMASI DEĞİLDİR”
Prof. Dr. Saliha Özpınar, halk sağlığının insanların doğduğu, büyüdüğü, eğitim aldığı, çalıştığı, yaşadığı ve yaşlandığı koşullarla yakından ilişkili olduğunu belirterek, sağlık sorunlarının yalnızca biyolojik özellikler veya bireysel tercihler üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Eğitim olanakları, gelir ve istihdam koşulları, barınma, beslenmeye erişim, çevresel şartlar, sosyal destek mekanizmaları ve sağlık hizmetlerine erişimin toplumların sağlık düzeyini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını ifade eden Özpınar, halk sağlığının bireylere yalnızca “daha sağlıklı yaşamasını” söyleyen bir yaklaşım olmadığını kaydetti.

Özpınar, insanların sağlıklı seçimler yapabilmesini sağlayacak sosyal ve çevresel koşulların oluşturulmasının da halk sağlığının temel hedeflerinden biri olduğunu belirterek, sağlıkta hakkaniyet kavramının önemine dikkat çekti.

“TOPLUM SAĞLIĞININ GÜÇLENDİRİLMESİ ÖNEMLİ”
Modern sağlık sistemlerinin önemli bölümünün hastalık ortaya çıktıktan sonra tanı ve tedaviye odaklandığını belirten Prof. Dr. Özpınar, halk sağlığının ise hastalık ortaya çıkmadan önce yapılabilecekleri merkeze aldığını söyledi.

Bağışıklama, anne ve çocuk sağlığının korunması, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, kronik hastalık risklerinin azaltılması, kanser taramaları, tütün ve bağımlılıklarla mücadele, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin desteklenmesinin koruyucu sağlık hizmetlerinin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.

Toplum sağlığının geliştirilmesi için güçlü sağlık hizmetlerinin gerekli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Özpınar, eğitim, sosyal hizmetler, yerel yönetimler, çevre, ulaşım, çalışma hayatı ve sağlık politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

“Sağlığın bütün politikalarda gözetilmesi” yaklaşımının da bu gereksinimden doğduğunu ifade eden Özpınar, sağlığın yalnızca sağlık kurumlarında üretilen bir sonuç olmadığını, toplumun bütün yaşam alanlarında şekillenen bir değer olduğunu dile getirdi.

GELECEĞİN HALK SAĞLIĞI
Üniversitelerin halk sağlığının bilimsel gelişiminde özel bir konuma sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Özpınar, üniversitelerin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı kalmadığını; toplumun sağlık sorunlarını bilimsel yöntemlerle incelemek, kanıt üretmek, geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirmek ve elde edilen bilgiyi toplumsal yarara dönüştürmek gibi önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi.

Halk sağlığının gücünün, bireysel davranışları değiştirmeye çalışmanın ötesinde, sağlıklı olmayı kolaylaştıran toplumlar oluşturabilmesinden geçtiğini ifade eden Özpınar, Halk Sağlığı Haftası’nın yalnızca bir haftaya sığdırılamayacak kadar geniş bir sorumluluğu hatırlattığını belirtti.

Sağlıklı toplumun; hastalıkların yalnızca tedavi edildiği değil, mümkün olduğunca önlendiği, sağlık hizmetlerine erişimin adil olduğu, çocukların sağlıklı büyüdüğü, kadınların, yaşlıların ve kırılgan grupların desteklendiği ve insanların sağlıklı seçimler yapabilecekleri koşullara sahip olduğu toplum olduğunu vurgulayan Özpınar, halk sağlığının yalnızca sağlık çalışanlarının değil, toplumun tamamının ortak meselesi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özpınar, 3–9 Eylül Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamasını “Sağlığın yaşamın her alanında ve her gün korunması gerektiğini yeniden hatırlamak dileğiyle… Her Gün Halk Sağlığı” mesajıyla tamamladı.

Hamdi Acet SonAlanya

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.