Yazı Detayı
17 Ekim 2020 - Cumartesi 16:01
 
RUHUN İYİLEŞMESİ
Hatice Çelen
 
 

Her insanın elbette bir hikayesi, belki de birçok hikayesi vardır. İşte böyle kendisinde birçok hikaye gördüğüm, bazen sessiz bazen kendi kendine homurdanarak yürüyen, ak saçlı, gri sakallı, gri kıyafetli bir adam... Arada bir karşılaştığım...

 

Onu görenler direkt deli gözüyle bakıyordu. Kimseyle konuşmazdı, kimse de onunla konuşmuyordu. Sadece onu görüp konuşabilmek için tarihi sokaklarda fırsat buldukça yürüyordum. Yine öyle bir günde ayaklarım beni bu gizemli adamın derme çatma, sırtı kalenin surlarına dayalı evine doğru götürmüştü. Kapı açık, önünde oturan bir kedi... Fırsat çıkmıştı bana, kapının karşısına oturdum, kedi ile selamlaştım. Görünürlerde adam yoktu; kediye sen ne tatlısın, sen ne güzelsin derken içeriden bir ses geldi:

 

-İstersen ona mama alabilirsin.

 

-Tamam, dedim. Bir dahaki gelişimde ona mama getireceğim. Nasılsınız?

 

-Teşekkür ederim, siz nasılsınız?

 

-Ben de iyiyim teşekkür ederim. Eğer zamanınız varsa sizinle sohbet etmek istiyorum, dedim.(Kendisi hala içerideydi, onu görmüyordum.)

 

-Neden, dedi.

 

-Uzaktan okuduğum zamanlar oldu sizi ve birçok hikaye gördüm, bunları dinlemek istiyorum mümkünse, dedim.

 

Adam dışarı çıktı ve bana gülümsedi, tekrar selamlaştık. Oysa normalde başını kaldırıp etrafına bakmadan yürüyordu bu adam. Şimdi karşımda gülümsüyordu. Hemen sokağın kenarına, orada olan taburelere oturduk. Söze ben başladım. Onda gördüğüm hikayelerden bahsettim, ilgiyle dinledi ve yine gülümsedi. Sonra söz ona geçti, şu kitabı okudun mu, bu kitabı okudun mu... İçinde okuduklarım da vardı, okumadıklarım da. Hayata bakışı çok farklıydı, kendini bulmuş, arınmıştı. Yüklerinden kurtulmuştu. O gri, deli görünümlü, kimsenin önemsemediği adam bir şeyler anlattıkça onun ne kadar aydın biri olduğunu fark ettim. Karşımda bir bilge duruyordu. Onun ışığını gördükçe kendimi karanlıkta hissettim. Meğer ben hala karanlıktaymışım... Hayranlıkla ve sevgiyle baktım.

 

Aslında o gün tiroid sorunum için doktora gitmeliydim. Doktorlar acil ameliyat olmamı, daha büyük donanımlı bir yere gitmemi söylüyorlardı. Hayatın birden benden uzaklaştığını hissettmiş, artık sonumun geldiğini düşünmüştüm. Her doktora gittiğimde moralim biraz daha bozuluyordu. Ama ben o gün doktora değil buraya gelmiştim. Ne iyi etmişim... Şifalanmıştım... Şifa bedenden önce ruhta gerekliydi demek ki; insanların kılık kıyafetinde oturduğu bölgede, toplumdaki yerinde değildi güzelliği...

 
Etiketler: RUHUN, İYİLEŞMESİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı