Reklamı Geç
HABER DETAY
Sahte şeyhin istismar ettiği kız çocuğunun babası konuştu: Cahilliğimizin bedelini çocuğumuzla ödedik - Son Dakika
12 Eylül 2020 - Cumartesi 20:44
ASAYİŞ
Sakaryaʹda 12 yaşındaki kız çocuğunun sözde tarikat lideri Eyüp Şaban tarafından istismar edildiği iddiası gündeme bomba gibi düşmüş ve olay sonrası Fatih Nurullah adıyla da bilinen sözde tarikat şeyhi tutuklanmıştı. İstismar iddiasının yankıları sürerken tüm gözlerin çevrildiği talihsiz kızın babası günler sonra suskunluğunu bozdu. Akyazı Jandarma Karakoluʹnda ifade verdikleri sırada Nurullahʹın müritleri tarafından şikayette bulunmaması karşılığında kendisine 50 milyon TL teklif edildiğini öne süren baba, ʹCanımı feda edebileceğim kadar sevdiğim biriydi. Onu Allah dostu bilip sevdik. Cahilliğimizin bedelini kendi çocuğumuzla ödedik. Şimdi polis korumasındayız. Devletin belirlediği yerdeyiz. Altı korumamız varʹ dedi. Sözcü gazetesinden İsmail Saymazʹa konuşan baba F.Aʹnın açıklamaları şu şekilde:ʹBen sıhhi tesisatçıyım. 2008ʹde cemaatten birisi geldi. ʹBizim tesisat işlerimizi yapʹ dedi. Bu şekilde tanıştık. Avcılar Tahtakale Mahallesiʹnde Kuran kursu binasının tesisat işini verdiler. Kasımpaşaʹdaki dergaha perşembe günleri ailece girip çıkarlardı. Biz de cemaate girdik. Fatih Nurullahʹla tanıştık. ʹ6 AY AYNI EVDE BİRLİKTE KALDIKʹ Geçen şubat ayında Sakarya Kuzulukʹtaki dört katlı inşaatın tesisat işini Fatih Nurullah bana teklif etti. Şubat sonunda başladım. Bu dergaha Türkiyeʹnin her yerinden aileler kafileler halinde ziyarete gelirdi. Avcılarʹdan da bir aile gelmiş. Benim hanım bunu öğrenince ʹEşim orada, çocuklarla gideyim. Hem Fatih efendiyi ziyaret ederizʹ diyor. Martʹın ilk haftasıydı. Pandemi süreci araya girince çocuklara sokağa çıkma yasağı oldu. Fatih Nurullah, ʹSize oda vereyim, kalınʹ dedi. Eşim bir günlüğüne gelmişti. Bir haftaya uzattı. Sonra da altı ay kaldık. ʹKIZIM AVRET YERİNİ ELLEDİĞİNDEN BAHSEDİYORʹ Aslında kızım dergahın çay dağıtım işini yapmıyor. Fatih Nurullah, ʹÇayı Y. getirsinʹ diye tembihlemiş. Kurban Bayramıʹndan bir hafta sonra Avcılarʹa gittik. Evi taşıdık. Eşyayı yerleştirirken, Fatih Nurullahʹın resminin bulunduğu duvar saatini kızım indiriyor. ʹAnne, asmasak olmaz mı?ʹ diyor. Annesi ʹNeden?ʹ diyor. ʹBu adam bana kötü şeyler yaptı, birkaç defa öptüʹ diyor. Annesi ʹYanlış anlamışsındırʹ diye kapatıyor. Kızım birkaç gün sonra Fatih Nurullahʹın avret yerini ellediğinden, dudaklarını defalarca öptüğünden bahsediyor. Eşim 27 Ağustosʹta Fatih Nurullahʹı arıyor. ʹÇocuğa ne yaptın?ʹ diyor. ʹBekaretini bozacak bir şey yapmadımʹ diyor. Peki, ne yaptın? ʹBana eş olarak vermiştin yaʹ diyor. ʹYalan söylemeʹ diyor. Fatih Nurullah, çıkmaza girdiğini düşünüyor ve haberim olacağından korkuyor. Saat 14.37ʹde beni aradı. ʹHata ettimʹ dedi. Zaten o gün kızım, ʹRüyada Fatih Efendiʹyi gördüm. Ateşe atıyordumʹ demişti. ʹİÇ ÇAMAŞIRINI ÇIKARMIŞ, TECAVÜZDEN ŞÜPHELENDİMʹ Kızımın söylediğine göre Fatih Nurullah, iç çamaşırını çıkarmış. ʹİleri gitti mi?ʹ diye sorunca çocuk ağladı. Tecavüzden şüphelendim. Fatih Nurullah ʹBekaretini bozmadımʹ deyince ʹUtanmıyor musun!ʹ dedim. Eşim bana dedi ki, ʹBunlar güçlü, uğraşamayız. Savcılığa versek tutturamayız. Allah belasını versin, uğraşmaya değmez.ʹ ʹEBU BEKİR OLMAK İSTEMEZ MİSİN?ʹ Çaresiz şekilde düşünürken, Fatih Nurullahʹın para babalığını yapan Z.H. aradı. ʹParaya sıkışmışsındır. Sana para göndereceğimʹ dedi. İki dakika sonra Fatih Nurullah aradı. ʹEbu Bekir olmak istemez misin?ʹ dediği konuşma… Bu sözleri beni tahrik etti. Sandım ki, tecavüz gerçekleşti. Kendisi ne olduğunu söylemiyor. Kızım utanıyor. Eşime dedim ki ʹHazırlan, gideceğiz, hesabını soracağız.ʹ ʹMÜRİTLER BENİ ÖLDÜRESİYE DÖVDÜʹ İki çocuğumuzu komşuya emanet edip dört yaşındaki kızımızı yanımıza aldık. Kuzulukʹa doğru yola çıktık. Aklımdan geçenler iyi şeyler değildi. Eşim farkına vardığı için yolda jandarmayı aradı. Baktık ki, jandarmalar orada. Müritler kapının ağzında etten duvar örmüş, şeyhi vermiyorlar. Şeyhin evde olmadığını söylüyordu. Münakaşa ederken, Fatih Efendi odasından indi. Ses kaydını açtım. Mürit ve jandarmalara dinlettim. Fatih Nurullahʹın ʹOğlum, büyütecek bir şey yok, aramızda hallederizʹ demesi üzerine telefonla buna iki defa vurdum. Vurmamla beraber beni öldüresiye dövdüler. Kaçıp kurtuldum. Telefon olay yerinde kaldı. Bütün delillerim oradaydı. Eşime ʹTelefonu alʹ diye bağırdım. Eşim telefonu alıp çantasına koymuş. Almasaydı ses kayıtları çöpe gidecekti. ʹANLATMAYAYIM DİYE BANA YALVARDIʹ Jandarma onu ön kabine oturttu. Benim elimi kelepçelediler, bir şey yapmayayım diye. Giderken Fatih Nurullah yalvardı. ʹSeni aklına getiremeyeceğin servete kavuştururum, gel bunları anlatmaʹ dedi. Biliyorum, istesem verir. Gözümü tek bir şey bürüdü: Suçluysa, yaptıysa bir hainlik, cezasını çeksin. ʹEN SON 50 MİLYON TL TEKLİF ETTİLERʹ Akyazı Jandarma Karakoluʹnda ifademizi aldılar. Fatih Nurullah, jandarmalara yalvarıyor. ʹF. ve karısıyla beş dakika konuşabilir miyimʹ diye. Kabul etmedim. Müritleri ʹGel vazgeç, ne istersen verecekler. Medya duymasın, aramızda çözelimʹ dedi. Uçuk rakamlar teklif ettiler. İlk teklif ettikleri, 5 milyon TLʹydi. Sonra 20 milyon. Tarikatın Kıbrıs halifesi Erdoğan geldi. ʹCemaatin 500 milyon serveti var, ne dilersen dile, vereceğizʹ diye yemin şart ettiler. En son teklif ettikleri, 50 milyon TLʹydi. Kabul etmedim. ʹ100ʹDEN FAZLA TEHDİT ALDIKʹ Sungurluʹya geldik. Bu sefer ölüm tehditleriyle karşılaştık. Cemaatten 100ʹün üzerinde tehdit aldık. Dost gibi yaklaşıp ʹAldığın parayı yiyemezsin, sakat kalırsın, çoluk çocuğuna yazıkʹ gibi tehditler… Dedim ki, ʹPara teklif etmenize gerek yok. Bana cennet dahi vaat etseniz, davamdan vazgeçmeyeceğim. Bu yola başımı koydum. Bu adamın sahtekarlığını ortaya çıkaracağım. Öleceğimi bilsem vazgeçmeyeceğim.ʹ ʹDEVLET KORUMASINDAYIZʹ Bizi 2-3 gün önce devlet korumasına aldılar. Çorumʹda polis lojmanında kaldık. Birkaç akrabanın bizi aradığını öğrendik. ʹGeçmiş olsun dileklerimizi ileteceğizʹ demişler. Yalan, tehdit için geliyorlardı. Şimdi polis korumasındayız. Devletin belirlediği yerdeyiz. Altı korumamız var. ʹONU MEHDİ GÖRÜYORDUKʹ Canımı feda edebileceğim kadar sevdiğim biriydi. Onu Allah dostu bilip sevdik. Son zamanlarda mehdilik çıkarmıştı. Yalan söyleyeceğini düşünmüyorduk. Diyorduk ki, bu adam mehdi. Şüphemiz vardı ama inanmak istiyordukʹ ʹCAHİLLİĞİMİZİN BEDELİNİ ÇOCUĞUMUZLA ÖDEDİKʹ Baba F.A, Fatih Nurullahʹın muritlerinin, ona iftira atıldığına, büyü yapıldığına inandığını söylüyor. Nurullahʹın cezaevinden mehdi olarak çıkıp otorite kuracağına inanıldığını söyleyen F.A. ʹOnu yıkmak için bu yola başvurmuşuz. Yüzde 80ʹi hâlâ destekliyor. Ben onun çirkin yüzünü önce kendi cemaatine ve sonra Türkiyeʹye göstermek için uğraşıyorum. Bunu Allah rızası için yapmaya çalışıyorum. Bu sahtekarlıklar büyümesinʹ dedi. Temiz inançlarının kötüye kullanıldığını söyleyen baba, sözlerini şöyle noktaladı: Biz Allah ve peygamber sevgisiyle yaklaşmıştık. Cahilliğimizin bedelini kendi çocuğumuzla ödedik.ʹ
Editör:Hamdi Acet Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı
Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.