Reklamı Geç
HABER DETAY
Felç Oldu ˮMandalaˮyla Hayata Tutundu
23 Eylül 2017 - Cumartesi 09:38
SİYASET
Antalyaʹda turizm sektöründe çalışırken 12 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından belden aşağısı felç olan 52 yaşındaki Zeynep Banu Özbek, mandala sanatıyla hayata tutundu. Eğitimini resim üzerine yapmasına rağmen babasının işleri nedeniyle turizme yönelen Özbek, yıllarca Antalyaʹnın Alanya ilçesindeki aile otelini yönetti. Özbekʹin hayatı, 2005 yılında Ispartaʹda geçirdiği trafik kazasıyla değişti. Kazanın ardından iki yıl süren tedavisi sonrasında ara verdiği resim çalışmalarına Özbek, taşlara, ağaçlara resimler nakşetti. Özbek, atölyesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni hayatının 2005 yılında Ispartaʹda kullandığı otomobille 80 metrelik uçurumdan yuvarlanmasıyla başladığını söyledi. Hastanede 2 yıl yaşam mücadelesi verdiğini anlatan Özbek, ˮHayata tutundum. Tekerlekli sandalyeyle de olsa hayatta daha da büyük adımlar atmayı öğrendim.ˮ dedi. Kazanın ardından içindeki resim sevgisinin tekrar alevlendiğini kaydeden Özbek, otelciliği bırakmasa da açtığı sanat atölyesiyle düşüncelerini tuval, odun, taş gibi malzemelere nakşettiğini dile getirdi. ˮTercih hakkım yokˮ Türkiyeʹde engelli olanların birçoğunun toplumla bir araya gelmekten korktuğunu ancak hayatın güzel olduğunu anlatan Özbek, şöyle konuştu:  ˮBir sanatçının her şeyden kendini soyutlayıp travmaya çevirmesi, resmi, sanatı, şiiri, arkadaşları, böceği bırakıp, kapanması mümkün değil diye düşünüyorum. Ben asla hayata küsen tarafta olamazdım. Sadece kısa bir süre, 2 yıl hastanede kalmak zorunda kaldım. Sonra hayata hemen döndüm. Hiçbir zaman kopmadım. İnanıyorum ki bugün hala bu kadar iyi durumdaysam, hayata, sanata yapışmış olmam. Ne yazık ki Türkiyeʹde büyük kaza geçiren arkadaşlarımızın çoğu biraz içlerine kapanmış. Belki biraz da yaşam şartlarından kendi içlerine kapanmış olabilir ama benim böyle bir tercih hakkım yok.ˮ ˮTuvaller yerine odunların üzerinde çizimler yaptımˮ Zamanla tuvallere, taşlara resim yapmak yerine odun üzerine çizimler gerçekleştirdiğini dile getiren Özbek, ˮİlk zamanlar taşlara küçük resim yapıyordum. Tek bir noktadan başlayan ve kendi kendine devam eden lekesel resimler. Daha sonra bunun mandala (Hintlilere ait bir felsefi sanat dalı) olduğunu öğrendim ve kendimi biraz geliştirdim. Sonra taşlar da yetmedi. Tuvalde, taşta o tadı yakalayamadığım için özellikle zeytin ağacını malzeme olarak kullandım. Zeytin ağacının o yağlı dokusu üzerinde çizim yapmak, altın varak işlemek çok keyifli. Renk, motif ve biçime kendi yorumumu ekleyerek işliyorum ve insanlarla paylaşıyorum.ˮ diye konuştu. Mandalanın giderek popülerleşen bir sanat haline geldiğini ve mandala şablonların kitapların satıldığını kaydeden Özbek, mandalanın içindeki felsefeyi, inceliği anlatan kitapların ise henüz Türkiyeʹde bulunmadığını söyledi. Özbek, ˮEsas mandala sanatı, Hindistanʹda toz boyayla yerde yapılır. Sonra bu emek yok edilir. Çoğu mandala sanatçısı kağıt üzerine çalışır. Ben ise mandalada ele aldığım konuyu biraz da farklılaştırıyorum. Türk ve İslam motiflerini sokuyorum ve altın varakla ahşabın üzerinde çalışıyorum. Birçok arkadaşım kağıt üzerinde çalışır. Ben malzeme olarak zeytin ağacını çok seviyorum. Bizde materyal olarak siz kendinize neye yakın hissederseniz onu kullanırsınız. Ben, o ağacın yaşanmışlığını ve o dokusunu işlemekten zevk aldığım için tercih ediyorum.ˮ dedi. Mandala sanatından elde ettiği gelirin bir kısmını sokak hayvanlarına harcadığını anlatan Özbek, hayvanlara barınak ve yiyecek yardımında bulunduğunu sözlerine ekledi.
Editör:Hamdi Acet Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı
Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.